ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela’ya yönelik gizli askeri operasyonların hazırlanması için CIA’e yetki verdiği ileri sürüldü. Konuya yakın kaynaklara göre bu karar, ABD’nin en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un Karayipler’de görevlendirilmesinin ardından geldi. Washington yönetiminin, Venezuela üzerindeki baskıyı artırmak ve olası geniş kapsamlı bir askeri harekâtın zeminini oluşturmak için yeni adımlar attığı ifade ediliyor.
Kaynaklar, CIA’in ülkede planladığı gizli operasyonların, ileride başlatılabilecek bir askeri müdahaleye hazırlık niteliğinde olduğunu belirtiyor. Öte yandan ABD’li yetkililer, bir süredir kesintiye uğrayan “arka kapı diplomasisinin” de yeniden başlatıldığını aktardı. İddiaya göre Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, bu görüşmelerde ABD’ye istifa teklifinde bulundu ancak Beyaz Saray bu teklifi kabul etmedi.
CIA’in yürütmeyi planladığı gizli operasyonların kapsamı ve zamanlaması henüz netleşmedi. Trump’ın muharebe birliklerinin kullanılmasına henüz izin vermediği, ancak sabotaj eylemleri, siber saldırılar, psikolojik operasyonlar ve bilgi sızdırma faaliyetlerinin gündemde olduğu belirtiliyor.
Washington’da Venezuela’ya yönelik daha geniş strateji tartışmaları devam ediyor. Trump’ın henüz nihai bir karar vermediği, ancak uyuşturucu trafiğini durdurma hedefi dışında somut bir amaç açıklamadığı aktarılıyor. ABD ordusu ve CIA’in çeşitli senaryolar için hazırlık yaptığı; potansiyel hedeflere yönelik listelerin oluşturulduğu, Pentagon’un Maduro’ya yakın bazı askeri birimlere yönelik saldırı planlarını değerlendirdiği ifade ediliyor.
New York Times’ın haberine göre Trump, geçen hafta Beyaz Saray’da konuya ilişkin iki toplantı düzenledi. İsmi açıklanmayan kaynaklar, CIA’in planladığı gizli operasyonların olası bir askeri müdahaleden önce devreye girmesinin beklendiğini söyledi. Beyaz Saray ve CIA ise iddialara ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.
Diplomatik kanatta ise hareketlilik sürüyor. Maduro ile yapılan temaslarda Venezuela’nın petrol kaynaklarının ABD’li şirketlere açılması konusunun gündeme geldiği iddia ediliyor. Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada “Maduro ile bazı görüşmeler yapılabilir, sonucu göreceğiz” diyerek dolaylı biçimde bu temasları doğrulamıştı. ABD’li yetkililer, özel görüşmelerde petrol rezervlerine erişim konusunun açıkça konuşulduğunu belirtiyor.
Venezuela’da yönetim değişikliği ihtimaline ilişkin de dikkat çekici iddialar ortaya atıldı. ABD kaynaklarına göre Venezuelalı yetkililer, Maduro’nun iki ya da üç yıllık bir geçiş sürecinin ardından görevi bırakmaya sıcak baktığını iletti. Ancak Washington’un Maduro’nun görevde kalma süresinin uzamasına soğuk yaklaştığı belirtiliyor.
ABD’nin bölgeye yaptığı askeri yığınak da dikkat çekiyor. “Güney Mızrağı Harekâtı” kapsamında Karayipler’e konuşlandırılan kuvvetler, 1962 Küba krizinden bu yana bölgeye yapılan en büyük sevkiyat olarak değerlendiriliyor. Uçak gemisi Gerald R. Ford’un bölgeye ulaşmasıyla birlikte yaklaşık 15 bin ABD askeri bölgede görev yapmaya başladı. Uzmanlar, bu askeri varlığın Maduro üzerindeki baskıyı artırmayı amaçlayan çok yönlü stratejinin bir parçası olduğu görüşünde.
ABD yönetimi ayrıca Venezuela merkezli Cartel de los Soles’i terör örgütü ilan etmeye hazırlanıyor. Kararın, Maduro hükümeti içindeki bazı isimleri hedef almak için atılmış bir adım olduğu değerlendiriliyor. Trump yönetiminin operasyonları Kongre onayı olmadan yürütmesi ise Washington’da hukuki tartışmalara yol açıyor. Eleştiriler, sivillerin hedef alınmış olabileceği ve operasyonların yeterli kanıt olmadan gerçekleştirildiği yönünde yoğunlaşıyor.
Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada kara birliklerinin Venezuela’ya girmesi ihtimalini dışlamadığını ve “Hiçbir seçeneği göz ardı etmiyorum” sözleriyle sürecin giderek daha sertleşebileceğinin sinyalini verdi.

