ABD Başkanı Donald Trump, İran için dile getirdiği “koşulsuz teslimiyet” talebinin ne anlama geldiğini açıkladı. Trump, bunun mutlaka resmi bir teslim anlaşması anlamına gelmeyebileceğini, İran’ın askeri olarak artık savaşamayacak duruma gelmesinin de aynı sonucu ifade edebileceğini söyledi.
Axios’a verdiği telefon röportajında Trump, “Koşulsuz teslimiyet İran’ın bunu ilan etmesi olabilir. Ama aynı zamanda savaşacak ne insanı ne de silahı kalmadığında da bu gerçekleşmiş sayılabilir” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklaması, sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı ve İran’dan açık şekilde “KOŞULSUZ TESLİMİYET” talep ettiği paylaşımın ardından geldi. ABD Başkanı paylaşımında İran ile herhangi bir anlaşma yapılmayacağını vurgulamıştı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de Fox News’e yaptığı açıklamada, “koşulsuz teslimiyet” ifadesinin İran’ın artık ABD’ye ve Orta Doğu’daki Amerikan askerlerine tehdit oluşturamayacak hale gelmesi anlamına geldiğini söyledi.
Leavitt’e göre Washington’ın askeri hedefleri arasında İran donanmasının yok edilmesi, balistik füze tehdidinin ortadan kaldırılması, İran’ın nükleer silah elde etmesinin tamamen engellenmesi ve Tahran’ın bölgedeki vekil güçlerinin zayıflatılması bulunuyor.
Trump’ın açıklamalarından birkaç saat önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bazı ülkelerin savaşın durdurulması için arabuluculuk girişimlerine başladığını duyurdu.
Pezeşkiyan, İran’ın bölgede kalıcı barıştan yana olduğunu ancak ülkenin onuru ve egemenliğini savunmaktan geri adım atmayacağını belirtti. İran lideri arabuluculuk girişimlerinin, çatışmayı başlatan taraflara yönelik olması gerektiğini ifade etti.
Trump ise Truth Social’daki mesajında İran’daki mevcut yönetimin teslim olmasının ardından ülke için “büyük ve kabul edilebilir liderlerin” seçilmesi gerektiğini söyledi. ABD’nin savaş sonrasında İran’ın yeniden inşasına yardımcı olacağını belirten Trump, “İran’ın büyük bir geleceği olacak. Make Iran Great Again” ifadelerini kullandı.
Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Trump’ın açıklamalarına sert tepki gösterdi. Galibaf, İran’ın ABD’nin dayattığı şartları kabul etmeyeceğini belirterek ülkenin kaderinin sadece İran halkı tarafından belirleneceğini söyledi.
İsrail merkezli Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nden İran uzmanı Danny Citrinowicz ise Washington yönetiminin bu tutumunun savaşın daha uzun sürebileceğine işaret ettiğini belirtti. Citrinowicz’e göre İran yönetiminin teslim olmayacağı düşünüldüğünde askeri operasyonların rejimin çöküşüne kadar devam etmesi gerekebilir.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmelerde savaşın birkaç hafta daha sürebileceğini söylediği bildirildi. Rubio, ABD’nin askeri operasyonlarda öncelikle İran’ın füze rampalarını, füze stoklarını ve üretim tesislerini hedef aldığını aktardı.
Rubio ayrıca Washington’ın resmi olarak rejim değişikliği hedeflemediğini ifade etti ancak İran’da farklı bir yönetimin iktidara gelmesini istediklerini de dile getirdi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları yedinci gününe girerken çatışmalar giderek yoğunlaşıyor. İran ve müttefikleri olan Hizbullah ile Irak’taki Şii milis grupları ABD üsleri, İsrail ve bazı Körfez ülkelerine füze ve drone saldırıları düzenlemeye devam ediyor.
Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na göre İran’ın füze saldırılarının sayısı savaşın ilk gününe kıyasla yaklaşık yüzde 90 oranında azaldı. ABD ve İsrail yetkilileri İran’ın füze rampalarının ve stoklarının yaklaşık yüzde 60’ının imha edildiğini öne sürüyor.
İsrail savaş uçakları son olarak İran’ın hayatını kaybeden dini lideri Ali Hamaney’in yerleşkesinin altında bulunan ve acil komuta merkezi olarak kullanılan bir sığınağı hedef aldı. İsrail ordusu yetkilileri saldırı sırasında üst düzey İranlı yetkililerin sığınakta bulunmuş olabileceğini ancak durumun henüz netleşmediğini açıkladı.

