Suriye, Aralık ayında Devlet Başkanı Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından ilk kez parlamento seçimine gitti. Güvenlik güçlerinin ülke genelinde oy verme merkezlerini çevrelediği süreçte oy pusulaları, adaylar, gazeteciler ve Suriye Barolar Birliği’nden gözlemcilerin huzurunda sayıldı. Ancak seçim doğrudan halk oylamasıyla yapılmadı.
Suriye’de Esad sonrası ilk parlamento seçimi
Yeni oluşturulacak Halk Meclisi 210 sandalyeden oluşacak. Görevdeki Devlet Başkanı Ahmed el-Şaraa, Meclis’e 70 üye atayacak. Kalan 140 sandalye, el-Şaraa tarafından belirlenen 11 kişilik Yüksek Komitelerin denetimindeki alt komitelerin oylamalarıyla belirlenecek. Meclis üyelerinin görev süresi iki buçuk yıl olacak.
Yetkililer, 14 yıllık iç savaşın yol açtığı kitlesel yer değiştirmeler nedeniyle güvenilir nüfus verilerine ulaşılamadığı için bu seçim modelinin tercih edildiğini belirtiyor. Yaklaşık 7 bin kişi bölgesel kurullarda oy kullandı. Süveyda ve Suriye Demokratik Güçleri’nin kontrolündeki bazı bölgelerde ise yerel gerilimler nedeniyle seçimler süresiz ertelendi.
Adaylık için getirilen kriterlere göre milletvekillerinin yaklaşık yüzde 70’inin akademisyen ya da uzman, yüzde 30’unun ise toplumlarında “önemli üye” sayılan ve akademik dereceleri bulunan isimlerden oluşması öngörülüyor. Başkent Şam’da 490 aday 10 sandalye için yarışırken, seçim kurulunda yalnızca 500 seçmen yer aldı.
Eleştirmenler, sistemin tam demokratik standartlardan uzak olduğunu, komite yapısının iyi bağlantıları olan adayları kayırabileceğini ve geçici hükümetin gücünü pekiştirebileceğini savunuyor. Buna karşın bazı çevreler, süreci Esad sonrası siyasi geçişte bir “ileri adım” olarak değerlendiriyor. Pazar akşamı gelen ilk sonuçlara göre az sayıda kadın ve azınlık temsilcisinin sandalye kazandığı bildirildi.
Şam’daki ulusal seçim komitesi üyesi Lara Eezouki, “Suriye tarihinde ilk kez sandığın gerçekten hüküm sürdüğünü ve sonuçların önceden belirlenmediğini” ifade etti. Şam seçim kurulu üyesi ve aday avukat Rim Yajizi de “Özgürlük, programlar ve açık tartışmalar açısından daha önce görülmemiş bir süreç yaşadık.” dedi.
Esad’ın eski kalesi sayılan, geniş Alevi nüfusa sahip Lazkiye’de üç Sünni adayın seçilmesi dikkat çekti. Mart 2025’te, eski rejime bağlı silahlı grupların saldırıları sonrası Lazkiye ve Tartus’ta yaşanan mezhepçi şiddetin yüzlerce Alevi sivili öldürdüğü hatırlatılırken, yeni milletvekili Rola Daya “İç gerilimler sürüyor; geçiş dönemi adaleti olmadan iç barışa ilerlemek zor.” değerlendirmesini yaptı.
Yeni Halk Meclisi’nin, geçiş sürecinde yeni seçim yasası ve anayasa hazırlamak gibi kritik görevleri bulunuyor. Beklenti, bu adımların ileride doğrudan halk oylamasının önünü açması, ekonomik istikrarı güçlendirmesi ve savaşın yıprattığı ekonomiye can vermesi yönünde. Seçimler, Esad ailesinin yarım yüzyılı aşan yönetiminin ardından ülkenin siyasi geleceği açısından yeni bir sınav niteliği taşıyor.

