İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in nükleer tesisleri hedef alan saldırılarına kararlılıkla yanıt verdi. Pezeşkiyan, ülkesinin nükleer kapasitesini yeniden ve daha güçlü şekilde inşa edeceğini belirterek,
“Nükleer bilim, bilim insanlarımızın zihnindedir. Binalar yıkılabilir, ancak biz onları yeniden ve daha güçlü şekilde inşa edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Pezeşkiyan, nükleer tesislerde yaptığı incelemelerde ülkesinin bilimsel altyapısının asla yok edilemeyeceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı, İran’ın nükleer faaliyetlerinin barışçıl ve sivil amaçlar taşıdığını, buna rağmen Batı’nın “bomba üretimi” algısı yaratmaya çalıştığını dile getirdi.
“Düşmanlarımız, İran’ı nükleer silah üreten bir ülke gibi göstermek istiyor.
Ancak Rehber Hamaney’in fetvası gereğince, nükleer bomba haramdır.
Bizim hedefimiz enerji, tıp ve sanayi alanında bilimsel ilerlemedir.”
diye konuştu.
ABD ve İsrail’in Saldırıları
13 Haziran’da İsrail, İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesisler ve askeri karargâhları hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenlemişti.
Saldırılarda İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Komutanı ve 9 nükleer bilim insanı yaşamını yitirmişti.
22 Haziran’da ise ABD, Natanz, Fordo ve İsfahan’daki üç nükleer tesise hava saldırısı düzenlemiş, İran yönetimi bunu “uluslararası hukukun açık ihlali” olarak nitelendirmişti. Bunun üzerine İran, 23 Haziran’da misilleme olarak ABD’nin Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’nü hedef aldı. Gerilimin tırmanmasının ardından, ABD Başkanı Donald Trump, 24 Haziran’da İran ile İsrail arasında ateşkes sağlandığını duyurmuştu.
Bilim İnsanlarımız Yaşıyor, Bilimimiz Ayakta
Pezeşkiyan’ın açıklaması, Batı medyasında “İran’ın nükleer direniş mesajı” olarak değerlendirildi. İran lideri, yıkımın ardından hızla yeni tesislerin kurulacağını belirterek, “Bilim insanlarımız yaşıyor, bilimimiz ayakta. Onlar laboratuvarları değil, fikri hedef aldılar ama biz o fikirleri taşıyoruz.” dedi. Uzmanlar, Pezeşkiyan’ın bu sözlerini İran’ın caydırıcılık stratejisinin bir göstergesi olarak yorumluyor. Ülkenin nükleer altyapısının yeniden güçlendirilmesi, bölgedeki nükleer dengeyi de yeniden şekillendirebilir.

