Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu’ndaki hitabında Gazze’de süren insani krize dikkat çekerek tüm liderlere “Filistinli mazlumların yanında durma” çağrısı yaptı. Erdoğan, “Gün bugündür. Halklarınız Gazze’deki barbarlığa tepki gösterirken sizler de adım adım cesaretinizi gösterin.” dedi.
Gazze vurgusu: Savaş değil toplu kıyım politikası
Konuşmasının geniş bölümünü Filistin’e ayıran Erdoğan, yaşananları “soykırım” olarak niteledi ve “Gazze’de bir savaş yoktur; bir yanda en modern silahlara sahip düzenli ordu, diğer yanda masum siviller bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı. Saldırılarda ölen sivil sayısının on binlerle ifade edildiğini, çocukların da büyük bir bölümünü oluşturduğunu belirterek sağlık sisteminin çöktüğünü, açlığın ve ilaç yokluğunun can aldığını dile getirdi.
Liderlere çağrı: Ateşkes ve insani erişim
Erdoğan, rehinelerin serbest bırakılması ve sivillere yönelik saldırıların durdurulması gerektiğini yineledi. Gazze’ye engelsiz insani yardım akışının sağlanması ve “soykırımın sorumlularının uluslararası hukuk önünde hesap vermesi” çağrısında bulundu.
“Dünya beşten büyüktür” ve sistem eleştirisi
Küresel yönetişimin adaletsizliğine dikkat çeken Erdoğan, “Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir düzen kurulana kadar ‘Dünya beşten büyüktür’ demeye devam edeceğiz.” dedi. Amacın sistemi terk etmek değil, onarmak ve işler hale getirmek olduğunu belirtti.
KKTC için tanınma çağrısı
Kıbrıs meselesinde federasyon modelinin tüketildiğini söyleyen Erdoğan, “Adada iki ayrı devlet ve iki ayrı halk vardır.” diyerek uluslararası topluma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıma ve siyasi, ekonomik ilişkiler kurma çağrısını yineledi.
Bölgesel dosyalar: Suriye, İran, Irak ve Karadeniz
Erdoğan, Suriye’de “bir ve bütün” bir ülke vizyonunu desteklediklerini, terörün her türüne karşı olduklarını vurguladı. İran’la nükleer dosyanın diplomasiyle çözülmesini, Irak’ın istikrarının bölge için kritik olduğunu ifade etti. Karadeniz’de Montrö rejimine bağlılığın altını çizerken, Ege ve Doğu Akdeniz’de diyalog ve meşru haklara saygı çağrısı yaptı.
Ukrayna savaşı ve arabuluculuk
Türkiye’nin hem Rusya hem Ukrayna ile temaslarını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, esir takasları ve müzakere zemini için girişimlere ev sahipliği yaptıklarını hatırlattı. “Savaşın kazananı, adil barışın kaybedeni olmaz.” diyerek ateşkes çabalarının süreceğini söyledi.
Azerbaycan Ermenistan normalleşmesi ve Afrika diplomatisi
Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış adımlarını memnuniyetle karşıladığını belirten Erdoğan, Türkiye Ermenistan normalleşmesinin de kendi rayında ilerlediğini ifade etti. Afrika’da terörle mücadele ve insani destek başlıklarını, Sudan ve Büyük Göller bölgesindeki barış arayışlarını gündeme getirdi.
Ekonomi, enerji ve koridorlar
Küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalara karşı kurallı ticaret sisteminin güncellenmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, Hazar geçişli Doğu Batı Orta Koridoru ve Bakü Tiflis Kars hattının önemini vurguladı. Ucuz, güvenli ve sürdürülebilir enerjiye erişimin özellikle gelişmekte olan ülkeler için hayati olduğunu belirtti.
İklim, yapay zeka ve toplumsal gündem
Erdoğan, 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda ilerlediklerini, Sıfır Atık girişiminin küresel ölçekte karşılık bulduğunu ifade etti. Yapay zekanın insanlığın yararına kullanılması gerektiğini, Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi taslağına destek beklediklerini söyledi. Irkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığıyla mücadelenin zorunlu olduğunun altını çizdi; aile kurumunun korunmasını vurguladı.
Türkiye AB ve NATO başlıkları
Türkiye AB ilişkilerinde “yeni başlangıç ve vizyon” çağrısı yapan Erdoğan, 2026 NATO Zirvesi’ni Ankara’da toplayacaklarını söyledi. ABD ile ticaret, yatırım, enerji ve savunma sanayinde ilişkileri güçlendirme hedefini paylaştı; Balkanlar’dan Orta Asya’ya uzanan geniş coğrafyada istikrar ve işbirliği mesajları verdi.
Son mesaj
Erdoğan, “Daha adil bir dünya mümkündür.” diyerek, uluslararası toplumu barış, adalet ve insan onurunu önceleyen ortak bir duruşa davet etti.

