Sudan’da Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), ordunun batı Darfur’daki son kalesi olarak görülen El-Faşir’de önemli bir askeri üssü ele geçirdi. Bu gelişme, 2023’ten bu yana süren iç savaşta ordu için büyük bir gerileme anlamına gelirken, siviller açısından yeni bir insani felaketin habercisi oldu.
El-Faşir düşme tehlikesiyle karşı karşıya
Kuzey Darfur’un başkenti El-Faşir’de yarısı çocuk olmak üzere 250 binden fazla kişi savaşın ortasında mahsur kaldı. BM’ye göre, şehirdeki durum her geçen gün daha da kötüleşiyor; sivillerin kaçış yolları kapandı, sağlık altyapısı çöktü. RSF güçlerinin bölgede etnik temelli infazlar, keyfi tutuklamalar ve sağlık tesislerine yönelik yağmalar gerçekleştirdiği bildirildi.
AP ve Yale Üniversitesi tarafından yapılan uydu analizleri, RSF’nin orduya ait 6. Tümen karargahına kadar ilerlediğini ve yakın mesafeden yoğun çatışmalar yaşandığını doğruladı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, El-Faşir’de “büyük çaplı, etnik temelli vahşetlerin artma riski” konusunda uyarıda bulundu.
Sudan Doktorlar Sendikası, RSF’nin saldırılarını “vahşi bir katliam” olarak nitelendirirken, BM yetkilileri yüz binlerce sivilin bombardıman, açlık ve hastalık tehdidi altında olduğunu açıkladı. BM Çocuk Fonu’na (UNICEF) göre, kentte 260 bin sivil, çoğu çocuk, hâlâ mahsur durumda.
Darfur’daki savaş, 40 binden fazla kişinin ölümüne ve 14 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Sudan’daki olaylara ilişkin savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında soruşturma başlattı.
El-Faşir’in tamamen RSF’nin eline geçmesi, Sudan’ın yeniden bölünmesine yol açabilecek yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

