Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya ziyareti sırasında Welt am Sonntag gazetesine konuştu ve hem Suriye süreci hem de Avrupa güvenliğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Türkiye’nin Avrupa ülkeleri ve ABD ile Suriye konusunda benzer bir çizgide hareket ettiğini belirterek, “Bu surecin en buyuk riski Israildir” dedi.
Rusya Ukrayna Savası
Fidan’a göre savaşın iki tarafı da artık barışa daha yakın. Hem Rusya hem Ukrayna, savaşın maliyetini gördüğü için ateşkese daha sıcak bakıyor. Fidan, Putin’in belirli koşullarda ateşkes ve barış anlaşmasına hazır olduğunun Ukrayna tarafına iletildiğini söyledi.
Macron’un Ukrayna’ya asker gönderme çıkışıyla ilgili Fidan, NATO birlikleriyle uluslararası gözlemcilerin karıştırılmaması gerektiğini ve Avrupa’nın Ukrayna’ya verilecek güvenlik garantilerini tartıştığını belirtti.
Avrupa Güvenliği
Fidan, Rusya’nın Avrupa’ya yönelik siber saldırılar ve hibrit tehditler oluşturduğunu söyleyerek Türkiye’nin birçok çatışma alanında Rusya ile karşı karşıya geldiğini ancak diyalog kapısını hiç kapatmadığını vurguladı.
Avrupa güvenliğiyle ilgili üç noktaya dikkat çekti:
-
NATO merkezli güvenlik yapısı,
-
Avrupa savunma sanayisinin güçlendirilmesi,
-
ABD’nin Avrupa güvenliğine gelecekteki yaklaşımı.
Fidan, Avrupa’nın yeni dönemde kendi gücünü mü oluşturacağı yoksa büyük güçlerin yönlendirmesine mi açık kalacağı konusunda karar vermesi gerektiğini söyledi.
Türkiye AB İlişkileri
Fidan, Türkiye’nin AB üyeliğini istediğini ancak siyasi iradenin Avrupa tarafından gelmesi gerektiğini belirtti. “Fasıllar açılmadan Türkiye’nin neyi yerine getirip getirmediği değerlendirilemez” dedi.
Suriye’de Durum
Suriye’de ekonomik toparlanmanın başladığını anlatan Fidan, devrimden bu yana yaklaşık 500 bin kişinin Türkiye’den Suriye’ye döndüğünü söyledi. Durumun iyileşmesi halinde bu sayının artacağını dile getirdi.
Fidan, Türkiye, Almanya, Avrupa ülkeleri ve ABD’nin Suriye’nin sorunlarını çözmek için ortak çaba gösterdiğini hatırlatarak, “Bu surec icin en buyuk risk Israildir” ifadelerini yineledi. İsrail’e güvenlik endişelerini ilettiklerini, ancak askeri karşılıkların süreci tehlikeye atacağını söyledi.

