ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a karşı başlatılan yeni ekonomik savaşın dünyanın dört bir yanında 2 trilyon dolarlık bir riski beraberinde getirdiğini açıkladı. Bu büyük finansal saldırı, İran’ın petrol gelirlerini, finansman kanallarını ve dış ticaret bağlantılarını tamamen kesmeyi hedefliyor.
Önceki dönemde İran’a uygulanan yaptırımlar, ülkenin ekonomisini önemli ölçüde etkilemişti. 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma ile belli bir rahatlama yaşayan İran, o tarihten sonra yeniden güç kazanmıştı. Ancak ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ile yaptırımların yeniden yürürlüğe girmesiyle birlikte, İran ekonomisi zor bir süreçten geçmeye başlamıştı.
Farklı ülkelerin yetkilileri ve uzmanlar, ABD’nin bu saldırısının, sadece İran’ı değil, global piyasalarda da büyük etkiler yaratacağını belirtiyor. Özellikle enerji fiyatlarının dalgalanabileceği ve dünya genelinde ticaret akışının sekteye uğrayabileceği ifade ediliyor.
Bu gelişmenin önemi, İran’ın yalnızca ekonomik yapısını değil, bölgesel istikrarı da etkileyebilme potansiyeli taşımasında yatıyor. Gözler, ilerleyen günlerde uygulanacak yaptırımların sonuçlarına odaklanmış durumda.

