Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bazı çevrelerin sosyal medya üzerinden yaptığı “2 Nisan’da alışverişi durduralım” şeklindeki boykot çağrılarına sert sözlerle karşılık verdi. Ekonomiyi hedef alan bu girişimlerin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Bolat, ticari zarara uğrayan esnaf ve şirketlerin hukuki haklarını kullanabileceğini söyledi.
Yaptığı açıklamada söz konusu çağrıların halkı bölmeye yönelik olduğuna dikkat çeken Bolat, “Bu eylemler ekonomiye karşı kasıtlı bir sabotaj girişimidir. Özellikle küçük esnaf ve ticaret erbabımız bu çağrılardan doğrudan etkilenmektedir. Kimsenin endişesi olmasın; zarara uğrayan herkes borçlar hukuku kapsamında tazminat davası açma hakkına sahiptir” dedi.
“İlkbahar üretimin ve ticaretin dönemi, durdurmak isteyenlere fırsat yok”
Nisan ayının baharın ve ekonomik canlılığın başlangıcı olduğunu hatırlatan Bakan Bolat, Türkiye’nin ticarette son yıllarda ciddi kazanımlar elde ettiğini belirterek, bu tür boykot çağrılarının ekonomiye darbe vurmaya yönelik olduğunu savundu.
Açıklamasında muhalefet belediyelerine yönelik yolsuzluk iddialarına da değinen Bolat, “Bu boykot çağrıları, kamuoyunun dikkatini gerçek sorunlardan uzaklaştırma çabasıdır” ifadelerini kullandı.
“Alışverişlerinizi özellikle 2 Nisan’da yapın”
Bakan Bolat, vatandaşlara da bir çağrıda bulunarak alışveriş planlarını ertelememelerini, aksine alışverişlerini 2 Nisan günü yaparak bu çağrılara karşı tavır göstermelerini istedi.
Ticaret ve sanayi odalarına da seslenen Bolat, “Üyelerinizin haklarını savunmak görevinizdir. Ekonomiye ve istihdama zarar verecek her türlü çağrıya karşı birlikte durmalıyız” dedi.
Hukuki adımlar gündemde
Bolat ayrıca, bu çağrıların yalnızca ekonomik değil, hukuki sonuçları da olacağına dikkat çekerek, “Ticaret Kanunu, Borçlar Hukuku, Ceza Hukuku ve rekabet kuralları çerçevesinde her türlü girişim takip edilecek. Hiç kimse bu ülkenin ekonomik istikrarını hedef alamaz” dedi.
Soruşturma süreci başlatıldı
Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da sosyal medya üzerinden yayılan boykot çağrılarına karşı resen soruşturma başlatmıştı. Savcılık, söz konusu çağrıları “nefret suçu” ve “halkı kin ve düşmanlığa sevk etme” kapsamında değerlendirerek, çağrılar sonrası yaşanan bazı şiddet olaylarını da aynı dosya içerisinde incelemeye aldı.