Suriye’de geçici yönetimin lideri Ahmed eş-Şera, yeni anayasa beyannamesini imzalayarak ülkenin siyasi geleceğinde önemli bir adım attı. 53 maddelik belge, Suriye’de kalıcı bir anayasa hazırlanana kadar geçerli olacak ve ülkede hukuki çerçeveyi şekillendirecek. Ancak yeni düzenleme, Kürtler ve diğer azınlıkları dışladığı gerekçesiyle tepkilere neden oldu.
Suriye’de Yeni Dönem: Geçici Anayasa İmzalandı, Tartışmalar Başladı

Yeni Anayasa Neleri Kapsıyor?
📌 Ülkenin resmi adı “Suriye Arap Cumhuriyeti” olarak kalacak.
📌 Devlet başkanının Müslüman olması zorunlu olacak.
📌 İslam hukuku yasaların temel kaynağı olarak kabul edilecek.
📌 Kadın hakları, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü güvence altına alınacak.
📌 Devlet başkanı, geçiş sürecinde olağanüstü hal ilan edebilecek.
Beş yıl içinde kalıcı bir anayasanın hazırlanması hedefleniyor.
Muhaliflerden Tepki: “Esad Rejiminin Devamı Gibi”
📢 Suriye Demokratik Güçleri (SDG), geçici anayasaya sert tepki gösterdi.
🔸 Belgenin, eski lider Beşar Esad’ın Baas politikalarını andırdığı ve etnik-dini azınlıkları göz ardı ettiği öne sürüldü.
🔸 Kürtler ve Hristiyanların haklarının açıkça belirtilmemesi eleştirildi.
SDG, “Dar görüşlü politikalar Suriye’yi geriye götürür, barışı baltalar” açıklaması yaparak yeni yönetimi eleştirdi.
Türkiye’den Şam’a Kritik Ziyaret
📍 Geçici anayasanın imzalandığı gün, Türkiye’den üst düzey bir heyet Şam’a gitti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, geçici yönetimle temaslarda bulundu. Görüşmelerde Türkiye-Suriye ilişkileri ve bölgedeki son gelişmelerin masaya yatırıldığı belirtildi.
🔎 Türkiye, Suriye’nin geleceğindeki gelişmeleri yakından takip ederken, yeni yönetimin alacağı kararlar bölgedeki dengeleri değiştirebilir.
Sonuç: Suriye’de Yeni Dönem Başlıyor, Ancak Tartışmalar Bitmiyor
💬 Suriye’de geçiş sürecinin resmen başlaması, ülkenin geleceği için kritik bir dönüm noktası olabilir. Ancak yeni anayasanın azınlıkları yeterince kapsamadığı eleştirileri ve muhaliflerin tepkileri, sürecin sancılı ilerleyeceğini gösteriyor. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin vereceği tepkiler, Suriye’nin geleceğini belirleyen en önemli faktörlerden biri olacak.